11 Ağu 2012

Coca Cola ve Kutup Ayısı

Shakespeare hayatında hiç Bedevi görmüş müdür?

Çocukken oynadığımız SimCity oyunlarında arayıp da bulamadığımız kadar düz bir yer Dubai. Zamanın daha hızlı aktığı bir dönemde bulunması ona nihai “yapaylık” damgalıyor. Uzaktakiler için (zaman daha hızlı da akana dek) daima bir “çöl” imgesi yaratacak. Ne batı ne de doğu çölle yaşamayı bildiği için “çöl” hep bir aşağılama sözcüğü olacak. İnsanlar geçmişlerini unutup Dubai’ye laf edecekler. Kentler, metropoller sanki hep varmış gibi. Kendilerinden uzak olanı yadırgayıp aşağılayacaklar. Egonun uzak olana tepkisi genelde buna yönelmiştir.
Yine de insanların tamamı da haksız değil. Dubai petrolün nelere kadir olduğunun “ufak” bir örneği. Aparkat gücündeki bu emirlik, bazen öyle abartılı ki gerçeklik algısını kırıyor insanın ve kendinize uzak bulup aşağılıyorsunuz. Olumlu anlamda söylemiyorum bunu. Kentin yapısı, sıcaktan dolayı “sokak” duygusuna elverişli değil. Sokaksız bir şehir (emirlik-kent) susamsız simide benziyor. Susamsız simide başka bir isim koymalı...

Sadede gidelim; bu kentte yaptığımız “çöl safarisi”nde; çölün ortasında oturan bir Bedevi görmüştüm. Adamın montajla oraya konulmuş misali görüntüsünü görene kadar, çölün içinde yaşanılabilen bir şey olduğunu hiç düşünmemiştim. Uzaktan bakıldığında Aborjinlere benzeyen bir hayatı var Bedevilerin. Göçebe ve “çoğunluk”tan farklı. “Laflamak” kültürlerinde yoktur. Boş kaldıklarında susarlar. Çöllere su kuyuları açarlar. Olmamanın içindeki olmaktır Bedevilik. Shakespeare aforizmasının ne denli doğru bir yere gittiğine şahit olup mutlu mu olurdu Bedevileri gördüğünde, yoksa varlığı daha derinden sorgulayacak bir cümle mi kurardı bilinmez… Fakat insanın şahane yanılgılarının sessiz bir kanıtıdır bu yaşayış. Yine insanın, eşyanın tabiatını zıtlığını vurgular tüfek kullanması Bedevilerin. Bill Clinton’ın danışmanı der ki; bir toplumu asimile etmek istiyorsanız, onları verdiğiniz aletlerle (icatlarla) demoralize edin.

Bedevilerle ilgili daha geniş kapsamlı kaynaklara ulaşabilirsem, bulgularımı paylaşacağım. Bitip, Çoğunluk’a karışmaları yakındır. Çoğunluk ne güzel filmdir… Andy Warhol hiçliği nasıl hayatın merkezine koymuştur…

Andy Warhol Felsefesi’ne yakın zamanda değineceğim. Durduğu yer, yaşadığı tarih ve yaptıkları bugünü şekillendirmiştir. Kapitalizm ve karşısındakilerin kanatları altında durduğu tek kişidir (şey) Warhol. Patti Smith’in edebi bir başyapıt olan Çoluk Çocuk kitabında rastlamıştım kendisine. Bir adamı uyurken çektiği uzun metrajı ve bugüne dek gelen Coca Cola şişesi tasarımı kendi içindeki dialektiği anlatmaya yeter.


Andy Warhol’un hayatın merkezine koyduğu “hiçlik”, Bedeviler için her şey ve Shakespeare için belki “Kabuslarımızda kahkaha atan insanlar”dı Bedeviler. Çeşitli sosyal rahatsızlıkları olan Warhol’un hiçlik deyip kendini rahatlattığı, Shakespeare’in bütün sıkıntısı ve Bedevilerin alışılagelmişi, tüm hayatı bu.... Bilmem anlatabildim mi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder