11 Eki 2012

Sınıf'ta


-Kısır Döngü?
-Burada.


Yoklamayı alıyordu. Elindeki kırbacı tehditkârca salladı. Geç kaldığı için hızlı sayıyordu isimleri. Derhal “burada” demeliydiniz. Lakin, ben nerede sırayı kaçırdım bilmiyorum. İsmimi duymadım.

-Yorgun?
-Durgun?

Yoklamayı bitirip sırasına doğru yürümeye başladı. Yanına gittim.

-Beni okudun mu?
-Bilmem.

Başka bir şey soramadım. Öldürecek gibi baktı gözlerime. Güç.

İntihar’ın yanına oturdum. Sonra o kalkıp kapıdan çıktı. Bir daha gelmedi. Muhtemelen kendini harcayacaktı. Hayatın içinde bir yerde.

Öğretmen de gecikti. Kafamı kaldırıp en arka sıraya doğru baktım. Yorgun, yorgundu. Çaprazındaki Efkar bir sigara yaktı. Kibritini akvaryumun içine attı.

-Yapma şunu işte.

Hayal sinirlendi biraz. Galiba kırıldı.

-Ben yarın gelmeyeceğim.

Sınıfın en sessiz, en orta yerine fısıldadı. Kimse umursamadı. Kedimiz Vuslat dışarıdan cama süründü. Gözüm takıldı. Bıyıklarını boyatmıştı.

-Lan bakın boyatmış bu bıyıklarını.

Renk pencereye koştu. Camı açtı.

-İyi olmuş lan. Bakayım.

Cümle bittiğinde boğuldu. Camı fazla açık tuttu. Önceki hafta da bir arkadaşımızı aynı şekilde kaybetmiştik. İlanlar astık her yere. Gören çıkmadı. Gidip Kör’e sorduk, Uzak Sokak’tan geçmiş. Öyle koklamış.

Biri dürttü. Döndüm. Sıradan’mış.

-Dün akşam Tılsımlardaydım oğlum!
-Ödev neydi Sıradan?
-Ne bileyim lan.

Neyse içeri öğretmen girdi.

-Günaydın. Çok sıcak sınıf, önüme bulut geçsin. Susun!

Sustuk.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder